TÜRKİYE ve AZERBAYCAN STRATEJİK DENİZ COĞRAFYASI PROJELERİ
TÜRKİYE ve AZERBAYCAN STRATEJİK DENİZ COĞRAFYASI PROJELERİ
Ahmet ÖVEN Mühendis&Stratejik Makale Yazarı
Türkiye ve Azerbaycan, Dağlık Karabağ Savaşında nasıl ki birlikte hareket ederek zafer ile neticelenmişse ebediyyen bu dostluk ve kardeşlik baki olacak ve siyasi iktisadi askeri ve istihbari birçok alanda stratejik projeler geliştirilecektir.
Uluslararası Deniz Ticaretinde o kadar büyük projeler vardır ki bu projelerin dile getirilmesine yakın zamanda Süveyş Kanalını bloke eden ve dünya ticareti engelleyen Panama bandıralı Ever Given Konteyner Gemisi’de tuz, biber olmuştur. Bu kanala alternatif olarak İsrail’in Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayan ‘’David Ben Gurion Kanal Projesi’ siyasette tekrar gündem olmuştur.
Görüldüğü üzere sadece Türkiye’deki Kanal İstanbul değil özellikle Orta Doğu coğrafyasında da mega projelerden bahsedilmekte, uluslararası deniz ve kara ticareti için alternatif yollar aranmaktadır. İsrail’in Körfez Ülkeleri ile (GCC) ile enerji transferi ve ulaşım konusundaki başarılı çalışmaları daha büyük projelerin oluşmasına sebebiyet verecektir. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Modern İpek Yolu Projesi ile Hazar Denizi ve Kanal İstanbul ile entegre olarak Avrupa’ya ulaşmak istemesi Rusya’nın da Kuzey Deniz Yolu Projeleri ile artan gemi trafiği ve deniz ticaretinin yoğunluğuna istinaden yeni güzergahlar arayıp bunları kendi planlarına entegre etmek istemesi yeni fikirlerin, planların ve önemli projelerin oluşmasına vesile olacaktır. Yüce Türk Devletleri kendi menfaatleri doğrultusunda hareket ederek bugün’ü değil yarın’ı baz alarak stratejik hamleler yapmalıdır ki Jeopolitik ve Jeostratejik açıdan daha da önem kazanabilsin.
Muhtelif Kara ve Deniz Ticaret Güzergahları
Küresel ısınmanın etkisiyle binlerce yıldır buzullarla kaplı olan Rusya’nın ‘’Kuzey Deniz Rotası’’nda buzulların eriyerek küçülmesi neticesinde deniz lojistiği için uygun olmayan yol, yük gemileri için uygun hale gelerek deniz ticaretinin önü açılmıştır. Süveyş Kanalında Mart 2021’de yaşanan kazanın neticesinde kanal bloke olmuş ve lojistik risklerin bundan sonraki süreçte meydana gelmemesi için Rusların planı önem kazanmıştır.
Kuzey Deniz Yolu ile Güney Deniz Yolu’ndaki ABD’nin emperyalist baskısı ve hakimiyetindeki su güzergahlarına daha kısa ve daha güvenli bir alternatif oluşturulabileceği mümkün görünmektedir. Asya ülkeleri ile olan ticaretin artması konusunda ciddi bir avantaj söz konusu olmasına rağmen yük gemileri için de hala buzul kütlelerinin ciddi bir risk olduğu nihai bir gerçektir neyse ki ilgili güzergah boyunca Rusya’nın askeri üsleri olması ve Nükleer Buz Kırıcı(icebreaker) Gemi ve üstün teknolojiye sahip buz-kıran gemileri olması güzergah risklerini hafifletmekte ve güvenli kılmaktadır.
Kominist Çin’in hem kara hem de deniz üzerinden ‘’Modern İpek Yolu Projesi’’ nin alt haritada da belirtildiği üzere birçok kanal yol ve güzergah ile entegre olduğu görülmektedir.
İpek Yolu’nu sadece lojistik ve ulaşım güzergahları olarak değil enerji maden gibi ekonomik değeri yüksek birçok sektör ile demir yolları ve limanlar ile kapsamlı bir entegrasyon süreci oluşacağını özellikle ifade etmekteyiz.
Merkezi Çin olan ve birçok dünya ülkesinde koridorlardan oluşan yollar yapılmaktadır, bu yollar köprüler tüneller kara ve demir yolları gibi birçok ulaşım/ulaştırma alternatifini kapsamaktadır, Rusya’nın Kuzey Deniz Yolu’da Avrupa’ya ulaşmada Modern İpek Yolu Projesine bir alternatif olarak görülmektedir.
Çin’in buradaki ana amacı; sadece dünya ticaret hacmini arttırmak ve uluslararası lojistiği yol ve zaman bazında kısaltmak değildir oluşturacağı ulaşım koridorlarında yapılacak köprü kanal tünel liman demiryolu gibi büyük inşai faaliyetler için kendi bankalarından kredi sağlanması ve bu kapsamlı inşaat projelerini yapacak/yüklenecek firmaların kendi milletinden olmasını istediği, kendi ülke menfaatlerini düşündüğü , ona göre aksiyon aldığı , dünya ülkelerinin mega projelerine maddi bazda yardımcı olmak istediği ve 21. Yüzyıldaki enerji stratejisinde ABD’ye karşı ilgili doğalgaz ve petrol hatlarını kendi kontrolü altında tutmak istemesi arka plandaki nihai hedeflerindendir.
Dünya Gündemindeki Kanal ve Ulaşım Koridorları Türkiye’nin Doğu ve Batı Bölgelerinde Kanal Projeleri Oluşturulması
Ülkelerimiz kısa vadede değil uzun vadede kendine asırlık hedefler koymalıdır ki stratejik hamleler ile küresel bir güç olmanın vizyonerliğini kendi bünyesinde barındırabilsin. Özellikle enerji politikalarında oluşturacağı ticaret koridorları ile Yüce Türk Devletlerinin bekası daha da tasdiklesin ve ülkelerimiz her safhada inkişaf edebilsin.
Bazı projeler/fikirler ütopik olabilir lakin dünya devletlerinin kendi menfaatleri, çıkar çatışmaları ve stratejik hedefleri doğrultusunda hayal edilemeyecek olanlar dahi vücuda gelmektedir.
Rusya’nın her daim sıcak denizlere ulaşma fikri yüzyıllardır bilinen bir gerçektir. Petrol ve Doğalgaz rezervlerinin olduğu bereketli bir coğrafyada bulunan Türki Cumhuriyetler ve Rusya açık denizlere ulaşmak için İran toprakları üzerinden Hazar Denizi ile Basra Körfezi arasında bir deniz koridoru oluşturulmak istenmektedir. Rusya bu vesile ile donanmasını okyanus ile kavuşturarak hem deniz ticaret yollarını denetimi altına alacak hem asırlık hedefine ulaşacak hem de ABD’ye karşı enerji politikalarında bölgede söz sahibi haline gelecektir. Biz Türklere ise faydası; Hazar Denizine kıyısı olan Türk Devletlerinin de Deniz Donanmasına sahip olması suretiyle deniz politikaları geliştirebilmesidir, tabiki tüm bunların Rusya ve İran denetimi altında olacağı aşikardır.
Nahcivan Özerk Cumhuriyeti, yönetimsel olarak Azerbaycan’a bağlı olmasına rağmen kara sınırı olarak fiziki bir bağlantısı yoktur. Azeri Ordusunun başarılı savunma ve taarruz politikaları ve Türk İHA ve SİHA’larının muharebe esnasındaki başarılı operasyonları ve istihbaratı neticesinde Dağlık Karabağ Savaşında Karabağ Toprakları zafer ile taçlandırılmıştır. Ermenistan ve Azerbaycan arasında yapılan antlaşmaya istinaden de Nahcivan ve Azerbaycan toprakları arasında bir ulaşım koridoru oluşturulacaktır, inşaa edilecek yolun ardından Türkiye karadan Azerbaycan ile kesintisiz bağlantı sağlayacaktır. Bu koridorun oluşturulması stratejik bir öneme sahip olup sadece ulaşım değil askeri siyasi ve ticari bakımdan da çok faydalıdır.
Bulunduğumuz coğrafyada bu kadar çok projeler varken bizlerin vizyoner projeler üretememesi abesle iştigal olacaktır dolayısı ile bundan on sene önce hazırladığımız bir proje fikrini arşivimizden indirerek sizlere sunuyoruz.
Azerbaycan ile Nahcivan üzerinden sağlayacağımız kesintisiz kara koridorunu karadenizden açılacak bir deniz koridoru ile birleştirmemiz mümkün değil midir(?) elbetteki bu şu anda bir ütopya olabilir lakin Türki Cumhuriyetlerinin de neden deniz donanması olmasın neden kara yolları ile deniz yollarını birleştirmesin(?) Yabancı kara topraklarından değil de Türk’ün öz topraklarından doğalgaz ve petrol hatlarımız karayollarımız deniz yollarımız neden geçmesin(?) geçsin ki Yüce Türk Devletleri sınai iktisadi politikalarda kalkınabilsin ve tam bağımsızlığına kavuşabilsin.
Her birimiz, Türk Devletlerinin vatanperver bir ferdi olarak öyle stratejik hedefler ve doktrinler üretmeliyiz ki İsrailoğullarının bir ferdinin zihniyetinden kat be kat daha fazla idealist olmalıyız. Amerikan’ın ve Rusya’nın emperyalizmi arasında sıkışıp kalan doğru düzgün komşuları ile dahi geçinemeyen deniz sınırı dahi olmayan Ermenistan ile pazarlık yapmak suretiyle bu kanal projesine kendisini de dahil ederek her daim ermeni topraklarını denetimimiz altında tutarak birbirimize iki düşman ülke olsakta stratejik bir ortaklık gerçekleştirmemiz mümkündür. Öncelikle Ermenistan Yönetiminin ‘’olmayan/tarihte yaşanmayan bir soykırım hadisesi’’ iddiasından vazgeçmesi, terör örgütlerini destekleyip barındırmaması ve yurtdışındaki kirli lobi faaliyetlerini ve Azerbaycan işgal politikalarını noktalaması gerekmektedir. Ermenistan’ın doğal kaynaklarını ise tarihte hiçbir zaman sömürü anlayışı gütmeyen adil ve dürüst davranan Türkler tarafından işletilmesi ve ekonomik hale getirilmesi için ticari anlaşmalar için de pazarlığa oturulması olasıdır. Ayrıca belirtmek isteriz ki; Ermenistan-Gürcistan kara sınırı üzerinden bir deniz kanalı oluşturmak suretiyle Azerbaycan Deniz Kuvvetleri, Karadeniz ile buluşabilir ve pek tabi Ermenistan’ın da bu durumdan istifade etmesi için pazarlığa oturtulabilir.
|
|
1500’lü yıllardan itibaren tarihte pek çok kez Hazar Denizi, Karadeniz ile birleştirilmek istenmiştir. Osmanlı zamanında Kanuni Sultan Süleyman ve Sokullu Mehmet Paşa döneminde Don ve Volga nehirleri birleştirilmek suretiyle hem askeri(erzak cephane vs.) hem de ticari bakımdan büyük bir öneme haiz olacaktı, maalesef ki dönemin hadiseleri yüzünden kanal projesi başarısızlıkla sonuçlandı.
Karadeniz Kanal Projesi ile
Ø Denize kıyısı olacak olan ve olmayan ülkelerle karşılıklı yatırım politikaları gerçekleştirilip doğalgaz ve petrol rezervi gibi önemli enerji kaynakları da baz alınarak ticari potansiyeli yüksek bir projeye başlanması Türkiye ve Azerbaycan Cumhuriyeti açısından önem arz etmektedir.
Ø Uzun vadeli olan bu kanal projesi ile Gürcistan Ermenistan ve Azerbaycan üzerinden Hazar Denizine kadar ulaşmak mümkün, Hazar Denizine kıyısı olan ülkeler de kanal projesi ile Karadeniz’e açılarak deniz ticaret potansiyellerini arttırabilirler.
Ø Türkiye ve Azerbaycan Cumhuriyeti’nin gerçekleştireceği bu proje ile birçok denize kıyısı olmayan ülke açık denizlere açılabilecek, dünya ekonomisi ile bütünleşebilecek, ticaret hacimlerini genişletebileceklerdir.
Ø Türkiye ve Azerbaycan’ın bundan sağladığı çıkar ise: Kanal Projesi ile birçok ülkeyi kendi projesine ortak edecek ve düzenli olarak belli paylar alarak ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır.
Tam İstiklal’e istikametimiz ancak ve ancak İstikbal’deki üstün stratejik idealler ile olacaktır.
Kaynaklar
· Kanal İstanbul&Çanakkale ve Karadeniz Kanal Projeleri /Ahmet ÖVEN/2021
· https://thearabweekly.com/ship-crisis-revives-russian-israeli-talk-alternatives-suez-canal
· https://m5dergi.com/infografik/kuzey-deniz-rotasi/
· https://yildiz.academia.edu/AhmetOven
· https://derinstratejiveistihbarat.blogspot.com/2021/09/kanal-istanbul-ve-canakkale-kanal_19.html
Bu inanılmaz stratejik calışmaları bizimle paylaştığı için Ahmet OVEN kardeşimize şükranlarımızı sunuyorum
YanıtlaSil