KAFKASYA, BALKANLAR, ASYA DEVLETLERİ & BÖLGESEL İSLAM TEŞKİLATLARI KURULMASI

 

KAFKASYA, BALKANLAR, ASYA DEVLETLERİ & BÖLGESEL İSLAM TEŞKİLATLARI KURULMASI

Ahmet ÖVEN(Müh.)

Stratejik Makale Yazarı

Güney Kafkasya coğrafyasından yer alan Azerbaycan ve Gürcistan’a bağlı otonom bir bölgedeki Abhazya Cumhuriyeti ; Kuzey Kafkasya’da bulunan Rusya Federasyonu’na bağlı Çeçenistan ,Dağıstan, Adigey(Çerkez),  oblast(eyalet/bölge) statüdeki Astrahan; Balkanlar’daki Arnavutluk, Bosna-Hersek, Kosova, Bulgaristan ve Yunanistan’daki Türk Azınlıklar; Orta Asya Türk Coğrafyasında yer alan Türkmenistan,Özbekistan ,Kırgızistan, Kazakistan, Tacikistan; Güney Asya’daki Afganistan, Pakistan, Bangladeş; Türkistan Coğrafyası’ndaki Uygur Türklerinin yaşadığı Doğu Türkistan ve Osmanlı İmparatorluğu Coğrafyasında yer   alan Kırım ve muhtelif lokasyonlarda bölgesel siyasi coğrafyalar baz alınmak suretiyle  başta din işleri olmak üzere Müslümanların haklarının korunması ve İslamiyet’in Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (SAV)’in dönemindeki esaslara ilişkin yaşanması ve  Kur-an’ı Kerim hükümlerinin doğru anlaşılmasına yönelik faaliyetler bütünü, etnik mezhep kültür gibi demografik yapı baz  alınarak Sultan 2. AbdülHamid’in ittihad-ı islam politikaları ile de sentezlenip stratejiler geliştirerek teşkilatlanmalar kurulması elzem önemli bir konudur.

Bu teşkilatlanmaların ana amacı; ilgili siyasi coğrafyalarda İslamiyet’in esas hükümlerine göre yaşanması, yabancı misyonerlik faaliyetlerine karşı pan-islamist hedefler ortaya konulması, Müslüman devletler ve azınlıkların haklarının korunması, irşad ve tebliğ adı altında farklı dini zümre ve cemaatlerin faaliyetlerinin takibi ve lobi çalışmalarının icra edilerek her coğrafyada bir merkez kurulup bu teşkilat merkezlerinin ana merkezinin TC&Anadolu Coğrafyasında  vücut bulmasıdır.

Vatikan’daki Papalık makamı, Rus veya Fener Rum Patrikliği gibi dini-siyasi bir pozisyona kavuşması ana amaçlardan biri olmayıp daha öncede bir makalede bahsettiğimiz üzere ‘’Türk ve İslam Devletleri Uluslararası Strateji  ve İstihbarat Merkezi Kurulması’’ gibi stratejik bir hedef ortaya konulmuştur.


İslam İşbirliği Teşkilatını(İİT) kuran Kral Faysal bin Abdülaziz El-Suud’un İstanbul doğumlu bir Hanımefendi ile evlenmesi, Kudüs’teki Mescid-i Aksa için 1969’da ‘’Cihat’’ çağrısında bulunması Suud Hanedanındaki en karakterli  ve düzgün bir idareci olduğunun göstergesidir. Balkanlar, Kafkasya ve Asya Devletleri arasındaki dini unsurları baz alacak bu bölgesel teşkilatlanmalar ilk etapta İİT’ye rakip olarak görülebilir lakin arap coğrafyasından bağımsız olacak şekilde siyasi misilleme yahut stratejik lobi çalışması yapacak irredentist bir politika  söz konusudur.

Osmanlı’nın yaptığı en büyük hatalardan biri de haritada da görüldüğü üzere Hicaz topraklarını fethedip Suud Hanedanın da kalan Necid Bölgesini fethetmemesi neticesinde  Arabistan’ın tamamen Suud egemenliğine geçmesidir. Dolayısı ile Suudi yönetiminden kısmen ayrı olarak Mekke Medine Cidde Taif ve Yanbu’da Otonom Cumhuriyet kurulması, mukaddes toprakları onurlandırıcı bir plandır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İstihbarat & Türkiye'nin Fransa'ya karşı Hamlesi

KÖRFEZ ÜLKELERİNDE İSTİHBARAT YARIŞI VE HİBRİD SAVAŞ

KIBRIS VE SİYONİZM