DOĞU AKDENİZ ve KARADENİZ’DEKİ FAALİYETLER & ARKTİK OKYANUSU & YAYILMA SİYASETİNE KARŞI YAYILMA STRATEJİSİ

 

DOĞU AKDENİZ ve KARADENİZ’DEKİ FAALİYETLER & ARKTİK OKYANUSU

YAYILMA SİYASETİNE KARŞI YAYILMA STRATEJİSİ

Ahmet ÖVEN(Müh.)

Stratejik Makale Yazarı

Antartika’ya Türk Bilim Üssü kurulmasına ilişkin aksiyon alan ‘’Devlet Aklı’’ maalesef ki Doğu Akdeniz’deki  sondaj ve sismik gemilerin faaliyetlerini koordine etmesine rağmen emperyalist küresel güçlerin misilleme, jeopolitik ve jeostratejik hamlelerine karşı yeterli derecede başarılı olamamaktadır. ‘’Üst Devlet Aklı’’nın Emekli Tümamiral Cihat Yaycı’nın Mavi Vatan Doktrini’ni desteklemesinin yanı sıra diğer stratejik hamleleri desteklemesi gerektiği de ayrıca not edilmelidir, kendisinin demecine istinaden; ilgili gemiler ‘’KKTC Bayrakları’’ ile faaliyetlerini devam ettirmeli dolayısı ile De Facto bir Devlet statüsünde olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin kendi karasularında ve Münhasır Ekonomik Bölgesinde(MEB) olduğunun böylelikle yabancı devletler tarafından gözlemlenmesi ve  teyit edilecek olması ‘’De Jure’’ Devlet siyasetinin derin bir yansımasıdır.

Türkiye Cumhuriyeti, Fransa ve İngiltere gibi denizaşırı topraklara(Adalar ve KKTC hariç) sahip ol(a)madığı için Dünya’nın farklı coğrafyalarında strateji,istihbarat ve misilleme gibi Devlet’in köküne kuvvet veren gayrinizami aksiyonlar alamamaktadır. Farklı kıta coğrafyalarındaki Jeopolitik ve Jeostratejik hedeflerimize istinaden fikir ve projelerin iyice olgunlaşması için öncelikle aydın liyakatli kişilerin, bu sürecin mahiyeti ve ehemmiyetini anlayacak kapasitede olmaları gerekmektedir.

İspanya Krallığı, Endülüs uygarlığının da bir zamanlar hüküm sürdüğü İber yarımadası topraklarının haricinde Cebelitarık Boğazı’nı geçerek yüzyıllardır Fas kıyılarında jeostratejik öneme haiz  Melilla ve Ceuta(Septe)’ya da hükmetmektedir ayrıca muhtelif küçük toprakları ise askeri üs olarak kullanmaktadır. Peki İngilizler boş durur mu (?) böylesine stratejik bir noktada Gibraltar(Cebelitarık) bölgesi, İngiliz  Denizaşırı toprağı olmuştur. İngiliz derin aklı, bu toprak sayesinde hem de İspanya anakarasında(!) Atlantik Okyanusu ve Akdeniz arasındaki gemi geçişlerini gözetleyen kontrol eden muhteşem bir deniz siyaseti yürütmektedir.





Aynı şekilde bu toprak siyaseti ve askeri strateji, Rusya ana-karasından bağımsız ve Avrupa’da yer alan Baltık Denizine kıyısı olan  Kaliningrad şehrinde Ruslar tarafından uygulanmaktadır, sadece denizlerde değil Arktik Okyanusuna kıyısı olan Alaska(ABD), Kanada, Grönland(Danimarka),Norveç,Finlandiya ve İsveç ile de Ruslar rekabet halinde olup bu okyanusun yüksek doğal kaynakları cezbedici niteliktedir.

 

Arktik Okyanusunu, Doğu Akdeniz ile beraber bahsetmemizin nedeni; deniz coğrafyası açısından benzerlikler göstermesi, birçok devletin kıyı şeridine sahip olması, uluslararası enerji firmaları , petrol ve doğalgaz rezervleri ile büyük bir öneme sahip olmasıdır. Kıta Sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge(MEB) gibi birçok önemli sorun iki farklı coğrafyada da mevcuttur. ABD ve Rusya’nın da bu okyanusa kıyı şeridi olduğu gerekçesiyle bir güç savaşı ve rant yaşanacağı gerçektir. Dolayısı ile TC menfaatleri doğrultusunda Norveç’in Mehmet Akif’i ve Milli Şairi Müslüman Henrik Arnold Wergeland’ın topraklarında   Rusya’ya ve ABD’ye karşı denizaşırı politika geliştirmek ve Doğu Akdeniz için Fransa ve Yunanistan’a karşı strateji üretebilmek derin ve global jeopolitik bir plana bağlıdır. 

 

 Unutmayalım !!! İnsan olmasının ötesinde hayat her zaman bir misillemeden ve stratejiden ibarettir, Devletlerin varlık mücadelesinde güç savaşının temel unsurlarıdır. Dağlık Karabağ Zaferinde Türkiye ve Azerbaycan’ın yanında gibiymiş gibi yer alan oyun yapan  Rusya, Kazakistan’da  Ermeni Askerler ile birlikte Türk’ün Öz Yurdunda gizli işgal politikası uygulamaktadır. Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü ile zekice bir strateji uygulayan Rusya’ya karşı sizin bir planınız ve misillemeniz var mıdır peki (?)

Karadeniz kıyısındaki Devletler arası anlaşmazlıklar, Yüce Türk Devleti için bir fırsat olarak bilinip tatbik edildiği takdirde başta Ukrayna Romanya Bulgaristan ve uluslararası menfaatlere istinaden Moldova ve Gürcistan’ın da yer aldığı  ‘’Karadeniz Kolektif Güvenlik Örgütü’’ kurulabilir sadece güvenlik ve savunma değil askeri üs projeleri ve gözetleme istasyonları ile de daha da güçlendirilebilir. Moldova’nın Rusya’ya karşı yanımızda yer alabilmesi için de kendi topraklarında De Facto olarak bağımsızlığını ilan eden Rus yanlısı Transdinyester bölgesi baz alınarak bir politika geliştirilebilir.


Aşağıda Rusya’nın kurduğu Güvenlik Örgütünün amblemi  yer almaktadır. Dört köşede ok  uçları ve ortada güneş ile tasvir edilen bu amblemi kendimize uyarladığımızda Türkiye-Ukrayna-Bulgaristan-Romanya’nın yer aldığı dörtlü kolektif bir örgütün ok uçları tersine ve ortada Rus bayrağının yer aldığı yöne doğru çevrilmesi halinde subliminal(gizli) karikatürist ve görsel iğneleyici bir mesaj veren/verecek medya unsurlarımız yok mudur (?) Maalesef ki İlluminatiyi, İsrail’i, Siyonizmi, TV programlarını, Çizgi Filmleri ve Sinemayı eleştirirken bizlerin hiçbir şey  yapmaması ne abesle iştigal ne iptidai bir durumdur……….


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İstihbarat & Türkiye'nin Fransa'ya karşı Hamlesi

KÖRFEZ ÜLKELERİNDE İSTİHBARAT YARIŞI VE HİBRİD SAVAŞ

KIBRIS VE SİYONİZM