SEÇİM 2023 ve İKİNCİ TUR SENARYOLARI-2




KILIÇDAROĞLU'nun DANIŞMAN ve DEVLETÇİ POLİTİKA EKSİKLİĞİ

SİNAN OĞAN'ın ERDOĞAN'a ETKİSİ ve DERİN DEVLET'teki KAOS

Hepinizin de konuyu yakinen takip ettiği üzere ülkenin siyasi politikası Erdoğan-Kılıçdaroğlu-Oğan ve İnce dörtlüsü arasından paylaşılırken buna paralel olarak Sedat Peker-Muhammet Yakut-Ali Yeşildağ üçlüsü eşliğindede  politik ve derin stratejik bir seyir izlemektedir.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun daha öncede belirttiğimiz üzere askeri savunma terör ve istihbarat gibi konularda milli kişi/danışman ve kurumlar ile çalışmaması , Atatürk İlke ve İnkılaplarından olan ''Devletçilik''i ilke edinerek Devlet menfaatine uygun özellikle savunma ve askeri konularda stratejik hamleler gerçekleştirememesi neticesinde Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesine uygun Milli Mücadele ruhunu yansıtamamakta ''Suriye'de Libya'da Ortadoğu ne işimiz var '' denilerek Devlet'in keskin stratejik aklını ortaya koyamamakta , Genel Başkanlığını yaptığı CHP'yi kuran  Gazi Mustafa Kemal'in 100 sene önce Libya'da Trablusgarp'ta ne işi olduğunu idrak edememektedir. Osmanlı ve Erken Cumhuriyet dönemlerinde Libya ile ilişkiler her daim devam etmiş , Kaddafi darbe yaptığında Libya'nın ilk kralının 1969'da özellikle Türkiye'deki Bursa Kaplıcalarında  bulunduğu unutulmuştur. Geçmişten gelen Devlet bağları , CHP lideri tarafından kopartılmaktadır. Atatürk Havaalanındaki pistleri kıran AK Parti zihniyetine  karşı uzay çalışmaları yapacağım, bunu da iki Amerikalı Türk'ün sahip olduğu SNC firması ile yapacağım diyen Kılıçdaroğlu'na bu bilgiyi veren yahut yanlış yönlendirme yapan kurmayları firmayı tam araştırmamış, iştiraki olan ISR şirketinin ABD'nin  dış istihbarat kurumu olan CIA ile bağlantılı olduğu ve CIA'ye paravan iş yaptığını pas geçilmiştir. Kılıçdaroğlu terör savunma askeri stratejik ve istihbari terminolojiye uygun hiçbir  konuşma tecrübesine sahip olmadığı gibi kendisini yönlendirecek uluslararası kamuoyunu da bu konuda iyi bilen kurmaylara sahip değildir dolayısı ile çok defa eksik ve yanlış bilgiler kamuoyuna yanlış sunulmakta ve seçim stratejisi açısından büyük eksiklik yapılmaktadır.

Recep Tayyip Erdoğan tarafından ağır ithamlarda bulunulan ve küçümsenilen Sinan Oğan ve Muharrem İnce'de seçimlerin ikinci tura kalması halinde kilit rol oynamakta ve Ak Parti iktidarını, Erdoğan'ın da küçümsediği(!) iki küçük partiye muhtaç etmektedir. Sinan Oğan bu seçimde en temiz siyasetçi olarak görünmesi ve aday gösterilmesi ve Zafer Partisinin mülteci politikalarındaki başarılı hamleleri kendisini iyi bir imaj kazandırmış ve Erdoğan'a kızgın ve küskün seçmene karşı alternatif oluşturmuştur. Erdoğan Yönetiminin kendisini Abdülhamid ile aynı kefeye koyması lakin bir yandan da ülke mülklerinde ihale furyası, bürokrasi diplomasi ve muhtelif kurumlardaki liyakatsizlik ehemmiyetsizlik, yolsuzluk rüşvet haramzadelik gibi mevzular ve menfaatperestlik Erdoğan gitsin de ne olursa olsun demeye gelmiştir.

İkinci tura kalması neden önemlidir ; Devlet içerisindeki kurumlarda ve Devlet'teki kişiler ile omuz omuza çalışan/çalışmış şahıs ve tüzel kişiliklerden alınan bilgi akışı ve istihbaratı ile beslenen Sedat Peker ve Muhammed Yakut Cephesini destekleyen gruplar ile Ali Yeşildağ'ı destekleyen organizasyon  ve bunun gibi birçok farklı kripto(gizli) grup, cemaat,tarikat, NATO'cular, Avrasyacı'lar,Askeri vesayet, uluslararası casusluk faaliyetleri gibi unsurlar arasında  bir iç savaş yaşanacağı aşikardır. Bu iç savaş TC vatandaşları arasında değil Devlet'i yöneten ve yönetmeye talip olacak erkler(kuvvetler,iktidar) arasındadır. Medya'da izlediğiniz bu ilgili şahıslar tarafından kendi ilişkilerinden elde ettikleri kişisel dosyalarının haricinde dışarıdan da desteklenerek seçimlerin seyrine yönelik stratejik bir hamle gerçekleştirilmektedir.

Amerikan ve İngiliz  düşünce siyasi askeri savunma istihbarat ve stratejik konularda çalışmaları olan ve senaryolar(scenario) üreten RAND Corporation, Silroad Studies, SITE Intelligence ,Chatham House,Tavistock Institute,Marshall Foundation gibi kuruluşlar,  bizler şu anda saf niyetler ile bunları yazarken bizleri bölüp parçalayacak saflıktaki(!) planları da hazırlayıp  Devlet'in öz damarlarına enjekte ederek beyinlerimize kirli emellerini empoze etmektedirler.


Senaryolar;

*Hakaret etmeyen herkese karşı Gandhi(Barışsever) rolüne bürünen Kılıçdaroğlu, Muharrem İNCE gibi savunma ve askeri politikalara yönelik Devletçi Politikalar izlemeli ve Türk Halkına güven vermelidir.

*Herkese hakaret eden sinirlenen Erdoğan, kendi safına çekebilmek için OĞAN ve İNCE'ye karşı daha alttan alan ve onların politikalarını da benimseyen bir rol izlemelidir.

*Sinan Oğan ve Muharrem İnce gerek sol cepheden gerekte muhafazakar cepheden oy alabilmek için ERDOĞAN'ın mevcuttaki askeri istihbari savunma güvenlik terör gibi konulardaki projelerini desteklemeli özellikle Dış Politika'ya dair de yıkıcı değil yapıcı roller izlemelidirler. Devlet'in gayri-resmi statüdeki paravan şirket ve paramiliter güçleri de desteklemeli ,bölgesel güç olma yönündeki adımlar devam ettirilmelidir.

Sultan AbdülHamid ve Sultan Reşad Dönemleri arasındaki gibi yıkılma tehdidi ile değil Mustafa Kemal'in Milli Mücadele Ruhu ve TC Devlet menfaatine uygun Devletçi Politikalar ile yönetilebilmeyi her daim umuyoruz. Devlet'in organları  ve menfaat besleyen haramzadeler arasında bir endişe ve korku olmalıdır ki; bu kaos, onları korku ve endişeye sürükleyerek Devlet Gücü'nün kendi aciz güçleri olmadığı anlaşılabilsin.

HAK tarafından HAK'KIN, HAK SAHİBİNE en tez zamanda verilmesi temennisi ile.

AO

#yücetürkdevleti

#asiltürkmilleti




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İstihbarat & Türkiye'nin Fransa'ya karşı Hamlesi

KÖRFEZ ÜLKELERİNDE İSTİHBARAT YARIŞI VE HİBRİD SAVAŞ

KIBRIS VE SİYONİZM